Ülkemizde Cumhuriyet döneminde her türlü musibeti gördük, PKK yi da, FETOCU yu da, DHKP cı yı da, sağ sol meselesini de, İslamcı Şeriatçıları da gördük.
Peki sadece bunlar mı devlet haini, benim gözümde bunlar bilinenler, bunun dışında devletine zarar veren, devletin alacağı paraları kendine rant olarak seçenler, kurumlarda rüşvet alarak devleti zarara uğratanlar. Vergi kaçıranlar, naylon fatura ile devleti zarara uğratanlar. İhalelere fesat sokup kendileri alanlar. Bu konuda çok daha fazla örnek vermek mümkün, benim gözümde hepsi devlet haini.
Geçmişe kısa bir dönüş yapalım,, fazla değil, 1970 ile 80 arasına, Çay üreticileri bu kadar geniş olmayan çay alım merkezleri ile bu kadar fazla üretimin olmadığı dönemlere dönelim. Çaykur işleyemediği çayları siyası baskı ile alarak deniz kenarlarına döküyordu. Tabii hainler bu çayları alarak yeniden Çaykur a verip devleti zarara uğratıyorlardı. Tabii bunların bir kısmı şimdi toprak altında ve bunun hesabını orada veriyorlar.
Şimdi ise Çaykur günlük 9 bin 250 ton günde yaş çay işleyebilmekte, tabii üreticilerin çay bahçesine girmesi ile günlük alımlar 12 bin ton seviyesine çıktı. Doğal olarak Çaykur dekar başına 30 kilogram a kadar düşmek zorunda kaldı. Bu aynanın bir yüzü,, ikinci yüzü ise bunu fırsat bilen bazı özel sektörler vadeleri uzattıkları gibi taban fiyatı da aşağıya çekmeye başladılar. Bunun adı sizce ne olmalı. Yarın yine üreticinin ayağına gidecek olan özel sektörün bu yaptığına bence fırsatçılıktan çok alçaklık denmez mi ?
Bazı üreticiler halen maalesef Çaykur çay almıyor diye dedikodu yapmaktalar, onlara göre üreticinin elinden çay alınsın, denize veya dere yataklarına dökülsün ama kendileri çay parası alsın. Bu zihniyette olan kişilere ne demeli.
Artık ağzımızın üstünde, gözümüz, gözümüzün üstünde Allah bize beyin verdi, ama bu beyini maalesef kullandığımız tek alan fırsatçılık veya iş olsun, Tencere dolsun menfaatçiliğina çalışmakta, kimsenin derdi Helal veya Haram değil. Para gelsin de haram olsun ne yazar düşüncesi o beyinlerde, o küçük ceviz içi kadar olan beyinlerde yer almakta.
Kusura kim bakarsa baksın,, cebimde taşıdığım resmimin yer aldığı, üzerinde Ay yıldızın olduğu o kimliğin benim için değeri büyük. O kimlik fazla değil 100 yıl öncesinde bu memleket için mücadele eden, yaşlı veya çocuk tüm ulusun bu memleket için verdiği mücadele sonucu benim cebime girdi. Onların mücadelesi olmasa idi, bugün cebimizde farklı kimlik olurdu.
Bugün Çay ve Çaykur üzerinden haksız siyaset yapanların, bence hastanelere gidip beyninin yerinde olup olmadığını bir baktırsınlar. Denize dökülen çayların paralarını ceplerine indiren, onlarla ev, araç veya başka eşyalar alanların ne kadar huzuru var bakmak lazım. Allah herkese çalışır beyin versin.